Devre Mülk Sözleşmesi Nedir?

Kişilerin yılın belirli bir döneminde bir mülkün tamamını veyahut mülkün bir bölümünü kullanması ve oradan faydalanması amaçlı düzenlenen sözleşmelere devre mülk sözleşmesi denir. Kişiler bu sözleşme ile birlikte irtifak hakkına sahip olurlar. Devre mülk sözleşmeleri Kat Mülkiyeti Kanununda düzenlenmiştir. Bu sözleşme ile kişilerin mülk üzerindeki kullanım hakları bölüştürülür ve yapılan sözleşme ile belirlenen tarihlerde belirlenen haklarını kullanabilmeleri sağlanır. Kişiler mülk üzerindeki haklarını bizzat kendileri kullanabilir veya başkalarının kullanmasını sağlayabilir ya da devredebilir.

Devre Mülk ve Devre Tatil Sözleşmesi Arasındaki Farklar Nelerdir?

Devre Tatil Sözleşmesi, kişiye birden fazla dönem bir veya birden fazla gecelik konaklama sağlayan sözleşmelerdir. Kişinin konaklama yapacağı yerin kalacağı süre boyunca mülkiyetinin verilmesi ve tapuya tescili sağlanabilir. Eğer bu şekilde yapılmış bir devre tatil sözleşmesi söz konusuysa bu taşınmazlara devre mülk denir. Yani kişilerin sadece konaklamasını içeren bir sözleşme söz konusuysa buna devre tatil sözleşmesi, bu hakkın tapuya tescil edilmesi vaadini içeriyorsa buna devre mülk sözleşmesi denir. Devre tatil sözleşmelerinde mülkün kişiye satışının gerçekleşeceği belirtiliyorsa bunun kanunda belirtilen şekilde resmiyete uygun gerçekleştirilmesi gerekir. Eğer sözleşmede konaklama dışında yeme içme gibi hizmetlerin de verileceği belirtiliyorsa bu sözleşmelere devre tatil sözleşmeleri denemez. Bu sözleşmelerde uyuşmazlık yaşanması durumunda mahkeme söz konusu sözleşmenin uzun süreli tatil hizmeti sözleşmesi olduğunu kabul eder.

Devre Mülk Cayma Hakkı Nasıl Kullanılır?

Tüketici 14 gün içerisinde gerekçeye bağlı olmadan ve ceza ödemeden sözleşmeden cayma hakkına sahiptir. Satıcı tüketicinin yasal cayma süresi dolmadan, bu 14 gün içerisinde mülk kullanılmış olsa dahi, herhangi bir bedel ödemesini talep edemez. Eğer tüketicinin eksik bilgilendirildiği bir sözleşme söz konusuysa bu süre 14 gün değil 1 sene olarak kabul edilir. Taşınmaz tüketiciye ön ödemeli satılmışsa kişiler devir veya teslim tarihine kadar bir gerekçe göstermeden sözleşmeden dönme hakkına sahiptir. Bu halde cayma hakkının kullanımı süreye tabi değildir ve çok uzun yıllar sonra dahi cayma hakkı kullanılabilir.

Sözleşme sona erdikten sonra iade edilmesi gereken tutarla birlikte kişiyi borç altına sokan her türlü belge sözleşme iptali bildiriminin satıcıya ulaşmasından sonra en geç 90 gün içerisinde tüketiciye geri verilir. Bunların iadesinden sonra tüketiciler ise 10 gün içerisinde mülke bağlı edinimlerini geri iade ederler.

Sözleşmenin sona ermesi durumunda satıcı sözleşme bedelinin yüzde ikisine kadar tazminat talep etme hakkına sahiptir. Ancak satıcı yükümlülüklerini yerine getirmemişse veya gereği gibi yerine getirmemişse tüketiciden tazminat talep edemez.

Devre Mülk Davalarında Görevli ve Yetkili Mahkemeler Nerelerdir?

Görevli mahkemeler Tüketici Mahkemeleridir. Eğer bulunulan ilçede Tüketici Mahkemesi yoksa davalar Asliye Hukuk Mahkemelerinde açılabilir. Yetkili mahkeme ise tüketicinin yerleşim yeri, devre mülk veya devre tatil sağlayıcısı veya satıcı firmaların merkezinin bulunduğu yer mahkemesidir. Eğer talep sonucunda tapu iptal ve tescil talebi var ise taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir. Aksi takdirde tüketici tercihine göre belirtilen şartlara haiz mahkemelerde dava açabilecektir.

Tüketici Uyuşmazlıklarında Tüketici Hakem Heyetine Başvurunun Parasal Yasal Sınırı Ne Kadardır?

Tüketici hakem heyetleri, tüketiciye ait işlemler veya uygulamalardan kaynaklanabilecek uyuşmazlıklara ilişkin başvuruları karara bağlamakla görevlidir. Görev ve yetki alanlarına giren her türlü başvuruyu gereğini yapmak üzere kabul etmek zorundadırlar.

Tarafların, değeri otuz bin Türk Lirasının altında bulunan uyuşmazlıklara ilişkin tüketici hakem heyetlerine başvuru yapmaları zorunludur. Bu değer ve üzerindeki değerlerin uyuşmazlıklarında tüketici hakem heyetlerine başvuruda bulunulmaz.

Tüketici Hakem Heyeti ve Tüketici Mahkemelerinde Yargılamalar Ne Kadar Sürer?

Hakem heyetine sunulan başvurular başvurunun tarihi ve sırası göz önünde bulundurularak en geç altı ay içerisinde karara bağlanmaktadır. Tüketici Mahkemelerinde ise mahkemelerin iş yoğunluğu ve evrakların tam bir şekilde teslim edilmesi gibi durumlara bağlı olarak değişkenlik göstermekle birlikte ortalama olarak 9 ile 12 ay arasında değişkenlik gösterebilmektedir.